AKLIN YOLU BİRDİR: MANTIK

Kıymetli dostlarım; günümüzde sıkça kullandığımız, “mantıklı ol, mantıklı düşün ve mantıklı konuş” tabirlerinin kökenine indiğimizde, Latince kökenli ilk çağlara kadar uzandığını görüyoruz. Dilerseniz bu kelimenin çıkışını ve aşamalarını biraz irdeleyelim.

Mantık Sözcüğünün ve Teriminin Anlamı Yunanca bir sözcük olan “logice” ‘nin karşılığı olan “mantık” tercümeler döneminde Arapça’ya girimiş, oradan da yaygınlaşarak İslâm düşünce dünyasında benimsenmiştir. Logice sözcüğü Yunanca söz-konuşma ve akıl-düşünme anlamına gelen “logos” sözcüğünün dönüştürülmüş şeklidir. Logos’dan logicos, logicos’dan da bu gün batı dillerinde kullanılan logic halini almıştır. “Logic” ve onun Arapça karşılığı “mantık” artık hem bir düşünme tarzının hem de özel bir bilimin adı olarak kullanılmaktadır. Mantık sözcüğünün İslâm düşünce dünyasında yerleşmesini sağlayan Farabi şu açıklamayı yapmaktadır: “Bu sanatın adı “nutk” sözcüğünden gelmektedir. “Nutk”, eskilere göre üç şeye delâlet eder.

  • İnsanın makulleri idrak edebileceği kuvvete delâlet eder. Bu kuvvetle ilim ve sanatlar elde edilir. Onunla hareketlerin güzeli ve çirkini ayırt edilir.
  • İkincisi insanın nefsinde anlayış yolu ile hâsıl olan makullerdir; bunlara içten konuşma denilir.
  • Üçüncüsü, içeride bulunan şeyi dil ile söylemektir; ona da dıştan konuşma denilir. Tanzimat dönemi Osmanlı felsefecisi  Ali Sedad’a göre, nutk sözcüğünün hem dış nutuk (söz) hem iç nutuk (düşünme)a delâlet ettiğini belirterek Seyyid Şerif Cürcani’den şu nakli yapıyor; “Mantık nutk-u zahiriye (dış nutuk) ıtlak olunur ki, bu hitabettir ve nutk-u batini (iç nutuk) ye ıtlak olunur; o da ma’kulatın idrakidir. İşbu fen (yani mantık) öncekini, (yani konuşmayı) kuvvetlendirir ve ikincisini (yani ma’kulatın idrakini) doğru yola sevkeder. İmdi bu fen ile nefs-i natıka diye adlandırılan nefs-i insaniyenin iki mânası dahi kuvvetlenir ve ortaya çıkar. İşte bu sebeple mantık ismi türetilmiştir. Mantık sözcüğünün kökeni olan “nutk” yukarıda geçen bahisten de anlaşılacağı üzere düşünme gücü, zihinde bulunan genel anlamlar, bu anlamalara delâlet eden dil varlığı sözcükleri birlikte ifade etmektedir. Bir de düşünme ve konuşma arasındaki ilişkiye dair bir tespitte bulunmak gerekirse geleneksel Aristocu anlayışta konuşma ve düşünme bir madalyonun iki tarafı gibi birbirine bağlıdır; birbirinden ayrı düşünülemez. Bu sıkı ilişkiyi açıklamak için şu ifade kullanılmaktadır: Konuşma sesli düşünmedir; düşünme sessiz konuşmadır. Buna göre konuşurken düşünüyoruz; düşünürken konuşuyoruz. Mantık sözcüğünün terimsel anlamını ortaya koyacak olursak  onun önce belli bir düşünme tarzını ifade ettiğini ikinci olarak özel bir bilimin adı olduğunu belirtmemiz gereklidir. Ona göre, mantıklı dediğimiz düşünme biçimi insanın yaratılışından itibaren vardır. Ancak mantık biliminin kuruluşu daha sonraları olmuştur. Mantıklı düşünme ile mantık bilimi arasında sıkı bir ilişki görülmüştür. Çünkü mantık bilimi, mantıklı denen düşünme tarzını kendisine konu alarak mantıklı düşünmenin düzenli olarak tespitini yapmaktadır. Mantıklı düşünmeye, doğru düşünme veya tutarlı düşünme de denilir. Mantıklı düşünmede, tutarlılık esastır. Tutarlı düşünme ise akıl yürütmenin akıl ilkeleri denen ilkelere uygun olması ile mümkün olmaktadır.

Can dostlarım, sonuç olarak mantıklı düşünme ve karar vermek kalp-vicdan ile muhasebe sonucunda ortaya çıkar. Her mantıklı hareketin arkasında iyi bir vicdan ve sağduyu vardır. Saygılarımla. (Aralık Sır Dergisi Yazımdan Alınmıştır) www.sirdergisi.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir