Nasipsiz

  Semadan dürr-ü güher yağsa Bir zerresi düşmez başıma Aşkta nasip işidir Aşkı bulup nasiplenen er kişidir Bu mudur sevene ikramın? Sevdikçe yandı çıktı canım. Aman efendim imdat eyle yadıma Rabbim ihsan eder ihlaslı kuluna Kimden medet yardım olur ki bana Aşkın bir paslı çivi gibi girdi cana.

Acı İlaç

İlacın en acısı keskin olurmuş Senin sevdan zehirden beterdi Ama olsun, acılarla olgunlaşıp Sirke gibi keskin olmayı öğrendim Bir şeyi ihmal etmiştim İçim sirke olurken Kalp kafesimi çürütmüştü Geriye delik deşik kalbur gibi Hastalıklı bir yürek kaldı kan sızdıran  

Rüzgar

Aşklarım vardı benim Yarım kalmış, yaşanmamış Vav gibi sevenim olmamış Öyle bir talih ki Neye elimi attımsa kurumuş Rüzgarlarda savrulan, kuru yaprak misali Gözlerimden gitmiyor ilk aşkımın hayali.

Feryad

Benim feryadımın ve vaveylamın, Çığlığımın şekli pek çoktur. Vapur düdüğü, Martı sesi, Tren kornası, Acı bir anne çığlığı… Hepsinde kendimi buldum Sen olamazsın benim bir zamanlar sevdiğim Çok değiştin eski halin yok artık Ne anlattıklarıma gülüyor, ne gözlerime bakıyorsun Sen böyle miydin hicrana yenik düşmüş, Bahar da eriyen karlar gibi çözülen, Mazide nasıl da ayrılığa…Devamını Oku Feryad

Ah İstanbul

Kadın gibisin Her saatin bir başka güzel Sende anılar hatıralar Hüzünler sevinçler Hele Haydarpaşa’n Ayrılık ve kavuşmaların adresi Kimlerin hayatında yeri vardır Sirkeci’nin gurbetçilerin ayrılık noktası

Sitem Mektubu

Her kim halimi sorsa; anlatmak, İçimi dökmek bu şifasız sevgiyi Derman olurlar diye açılmak Biraz olsun teselli bulmak adına Hicranımı satardım Kimlere söylemedim Nerelere dökmedim içimi Ne çare bilemedim, Çare sende imiş, Elde değil Sevda en derinde imiş, Meğer tende değil Bir şahikaya ermek için Ben senin olayım sen de benim.

Sen Olmasaydın Eğer

Aşka inanmazdım. Bakışların olmasa Bu kadar yanmazdım Aşkı sevdayı Bu denli içten gönülden Ah ederek anmazdım. Sen olmasaydın Dünyaya, yeni güne, hayata Severek, inanarak, gülerek bakmazdım Sen olmasan böyle bade içip Şiir,roman, kitap, güfte yazmazdım Sen olmasan Gülen gözlerin Şirin ellerin Kare benlerin Dudu dillerin Beni başka ne divane eder böyle söyletirdi. Sen bir mehtap…Devamını Oku Sen Olmasaydın Eğer

Yağmurda Toprak Kokusu

Sen uzaklarda kalbimde hüzün tortusu Sevmek Hadi elimde de Ya Sevilmek En korkuncu da sevmiş mi idin Yoksa gönül eyleyip Sever gibi mi yapmıştın Bunu hiçbir zaman bilmeyeceğim Belki de gerçeği öğrenmek Bana bu halimden daha müşkül   Yavuz Selim PINARBAŞI

Küseceğim

Harf harf hece sen içimdeyken Sen dışında ne varsa küseceğim Yudum yudum, ilmek ilmek bu sevda Boynuma geçerken Hayata olan bağımı İnsanlara olan yakınlığımı Bir bıçak gibi keseceğim Sen benim en son sözüm Sen benim aşka açılan gözüm Sen benim sevda özüm Sen benim neşedeki hüznümdün Bir destandın aşk tarihimde Dilden dile okunan Her sevenin…Devamını Oku Küseceğim

Sevda Yüklü Mısralar

Aşkın kalemi sen Bembeyaz sayfası ben Pervasızca karaladığın Okunaklı değil Dokunaklı idi cümlelerin Hece hece yazıyordun aşkı Bense suskun, mahzun, durağan Tükenmezdin silinmeyen Berraktım görülmeyen Yazılarındı benim alın yazım Uyarladığın uyduğum yazıların. Karalıyordun kağıdı bencilce, Devrik cümle olmuştu aşkımız Sevda yüklü mısralardı yazdığın Bir türlü tatbik etmediğin Bense yazılmış çizilmiştim Kalem baskısına kağıt gibi eğilmiştim.…Devamını Oku Sevda Yüklü Mısralar

Haydi Gel

Haydi Gel Haydi gel, Lam Elif Gibi Olalım Sımsıkı sevip sevilelim Ey canan bu dünya kimseye mülk değil Sevilenin başı sevenin omzuna yük değil Sen elifim bense senin lam’ın olayım Alfabede ayrılmayan bu ikili Ahrette de ayrılmasın. Divane gönlüm gezer gezer, durulmaz Aşık olan kalpten uzak-yakın sorulmaz Sevdalı bir beden bu sevdadan yorulmaz Dev dalgalar…Devamını Oku Haydi Gel

La Tahzen

La Tahzen ölmeden salası okunan sevdamız Hey gidi Karaca Ahmet bize de yer var mı koynunda? Bu tuhaf ironi sevdamızın cenazesi Gönül musallasında Ruhları titreten bir sala Ölüm gibi umulmadık bir anda gelen, Yalnız mevtanın ne imamı var, ne cemaati Kıymeti de yok, omuzlarda taşınmıyor Mezarı yok; kitabesi de. Ölümü gibi defni de mahzun La…Devamını Oku La Tahzen

İki Yabancı

İki Yabancı Fi tarihinde bir yarim vardı Şimdi iki yabancı olmuşuz Yalan olmuş sevdamız Ne sevmiş ne sevilmişiz Ne verilen sözler tutulmuş Ne de ölümüne olan ant da durulmuş Nazar mı değdi ,o aşklar aşıklara ne olmuş Ellerine tutup gözlerine baktığım o yar Şimdilerde kalabalıkların geçtiği yol olmuş!

Seslendirdiğim Şiirlerim

Ey Vav Haliyle şiirlere Huruç Eden Sevgili Eylül’ün döktüğü sarı yapraklar gibiyim, idam hükmü veren Yargıcın kırdığı kalem gibi. Kırılmış bir kalbin ilhamıyla misk kâsesinden sızmış kokunu duyuyorum. El Hamra sokaklarında, Gırnata’nın yüce kapıları aralanıyor ve gıcırtılarla kapanıyor. Sonra Saba Melike’si Belkıs’ın eteklerini suya değecek zannıyla çekiştirip yürümesini görüyorum. Saçlarında yıldızlardan taçları, kalbindeki hüznü, Yusuf’un…Devamını Oku Seslendirdiğim Şiirlerim

Sen

Sen Sen aklıma düştükçe İçimi tarifsiz bir heyecan sarardı Yüzümde hep bir tebessüm Neşemin kaynağını sordu insanlar Onlara ‘o’ diyebilmek istedim. Kıskandım, paylaşmayı istemedim Hüznü kederi ben seçmedim Kaderim miydi kederim? Eğer senden sonra asabiysem Nedenini soranlara ne derim? Haydi, gel bitsin bekleyişlerim Haydi, gel dinsin özleyişlerim Senle öğrenmiştim gülümsemeyi Senle benimsemiştim sevmeyi

İsmimi Fısılda

İsmimi Fısılda İsmimin isminle yazılması Ne çok hoşuma giderdi Bir sırada, Bir defterde, Bir ağaçta, Bir plajda, Ve hatta aile cüzdanında, En güzeli ismimin Senden başkası tarafından söylenmemesi Dünya sessiz kalsa Sadece senin sesin çağırsa