Namlunun Ucundaki Ülke Türkiye

Aziz dostlar aslımıza dönmek ve muhtaç olduğumuz kudreti damarlarımızdaki asil kanda aramak vakti gelmiş geçiyor. Bize bizden başka dost yok bu dünyada. Dilerseniz biraz hafıza egzersizi yapalım.

Arap Baharı(sözde), Fas’tan Irağa oradan Suriye, Lübnan ve  Libya’ya uzanan bölgede yaşanan “böl-parçala-yut” oyununun  asıl hedefi,  Türkiye’yedir.
1. Körfez Savaşında Amerikalı subayın harekat masasındaki sözlerini hatırlayalım.
Bunları birleştirip(puzzle gibi) göz önüne getirerek büyük resme bakalım.
İşte onlardan ikisi…

A) Körfez Savaşı sırasında Suudi Arabistan’da
Amerikalı subay duvardaki Ortadoğu haritası üzerinde Türkiye’nin   Güneydoğusu’nu ve Kuzey Irak’ı ve Suriye’yi gösteriyor.
Parmağını  o haritada gezdirirken bakın neler diyor:

‘Savaş bitecek. Amerika bölgeden  çıkacak. Giderken silahlarının büyük bölümünü bırakacak.
Bunlar içinde ağır silahlar, roketler de olacak.
Bölgedeki Kürtler bu silahları alacaklar ve Türkiye’ye karşı kullanacaklar.
Toprak,  Bayrak ve hak isteyecekler.
Türkiye, ya istedikleri toprağı verecek ya da vermeyecek ve savaşacak. Subay ileri derecede Türkçe konuşarak anlatıyor bunları.
B) Türkiye-Suriye sınırı “ Esad” tezgahı ile açıldı. Suriye’ye ajanlar sokulurken,  Türkiye’ye de ajanlar sokuldu. ÖSO, NUSRA,  El Kaide, DEAŞ, PYD, YPG gibi küresel güçlerin dolaylı yoldan beslediği kanlı, sapkın terör grupları Türkiye’yi üst olarak kullandı. Türkiye Fas’tan Irak’a kadar bütün operasyonlarda kullanıldı. Boğazına kadar teröre batırıldı. Uluslararası mahkemede teröre destek vermekten yargılanacak duruma getirildi. İkinci bir Almanya modeli.

Türkiye bir  saatli bombanın üzerine oturtuldu. PKK silah bırakıyor yalanıyla Türk Ordusu’na silah bıraktırıldı. Güneydoğu bölgemiz PKK’ya teslim edildi. PKK kendi güvenlik güçlerini oluşturdu. Olası bir iç savaşa hazırlanıyor. Askerlerin boşalttığı karakollara yerleşti. PKK paçavraları asıldı. PKK bütün metropolleri MİT Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş’in itiraf ettiği gibi ağır silahlarla doldurdu. Yani ülke her an patlamaya hazır bir bomba haline getirildi.

Dünyanın dört bir tarafından toplanan DEAŞ  denilen TERÖR ÖRGÜTÜ girdiği her yerde katliamlar yaptı. Bu  katillerin içinde Irak’ta her türlü insanlık suçu işlemiş olan ABD’nin özel güvenlik şirketi olan BLACKWATER şirket elemanları baş rolde oynuyor . Deşifre oldukları için 2010 yılında ACADEMI adını alarak göreve devam ettiler. Bu militanlar Tunus, Libya, Mısır gibi ülkeler karıştığında da baş rolde idi. Türkiye’nin adını bu  Haçlı canilerinden arındırması yeni sonuç buldu.

DEAŞ Kuzey Irak’tan Hatay’a kadar uzanan bölgede BÜYÜK İsrail’i kurabilmek için kıta temizliği yaptı.DEAŞ girdiği yerlerde öyle bir şok yaptı ki, o bölge insanlarının normal hayata dönüp normal insanlar gibi davranabilmesi çok uzun zaman aldı. Türkmen katliamı yaparak Türkmen yerleşim alanlarını, yani petrol bölgelerini Barzani’ye teslim ettiler.
DEAŞ işini yaptı. Müslümanlara ait simge mekanları yerle bir etti. Müslümanların barışçı ismini caniye dönüştürdü.  Bütün dünyanın Müslümanlardan nefret ( İslamofobi) etmesini sağladı. Dünyaya Ortadoğu Müslüman halkları “Kürtler hariç” acımasız katiller olarak tanıtıldı. O zaman yok edilmelerinde de büyük bir hizmet olacaktı. Çünkü bütün insanlık için tehlike arz ediyorlar denecektir.

DEAŞ’In görevi sona erdi. Türkmenler artık geriye dönemeyecek. Barzani referandum ilan etti. Sonucu malum.
DEAŞ”ın işlediği insanlık suçları birinin üzerine ihale edilmeli idi, ABD  kana bulaşan elini yıkamalıydı.
ABD Türkiye üzerinden elini yıkamak istiyor. Türkiye’nin  Türkmenlere verdiği silahları araştırıyor(muş) güya.
Eski ABD Bakanının ucunun bize dokunduğu ( Condeleezza Rice’nin )söylediği 25 ülkeyi bölme projesi kesintisiz devam ediyor. Ve asıl hedefteki ülke Türkiye büyük oyunun içine çekiliyor. Kendi terör örgütleri DEAŞ’a operasyon yapmak bahanesi ile Peşmerge ve PKK silahlandırıldı.

Körfez savaşında ABD’li subayın verdiği mesaj çeyrek asır sonra hayata geçiyor.
TÜRK ORDUSU; PKK ile birlikte DEAŞ, PYD,YPG ve REJİM GÜÇLERİ’ne karşı savaşmak zorunda. ( Büyük güçlerin sevk ve idaresinde onların himayesinde , aynı zamanda silahlarına karşı.)

Türk Ordusunun kimi kesimi dizayn (15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ İLE) edildi ama bir çok kademesi bütün öfke ve hıncıyla bilenerek vazifesini yapmaya çalışıyor. Türk Ordusu’nu terör örgütleriyle eşit görüp HAREKATA savaş demek tamamı ile Türk Ordusunu tepeden erine kadar FELÇ ETME oyunudur.
Milletçe ( hükümet, muhalefet ve ordu dahil) bu alçak oyuna dur demeli, ayağa kalkmalıyız.

NAMLUDAKİ ÜLKE TÜRKİYE…

Önce Irak’a girip çiğnediler,

Libya’yı parçalayıp tecavüz ettiler,

Mısır’a girdiler, karıştırdılar,

Suriye’yi en kahpe oyunla vurdular.

İran’a en ağır yaptırımlar koydular,

ABD, İngiltere, İsrail’in yanında yer aldı tabi terörist seviciliğini saymıyorum bile. Şimdi namlular bize yöneldi. Ve çevrede buna dur diyecek tek bir dostumuz yok (İçerideki hainleri saymıyorum). Dışarıdakilerle uğraşmamız yetmiyor gibi bir de içerideki budalalarla uğraşıyoruz . Bu durum bize zaman ve enerji kaybettiriyor.
Tarih tekerrür ediyor. 3. Dünya Savaşının ayak sesleri geliyor…
Türk Milleti bilmelidir ki; büyük bir savaşın içindeyiz. Hem de bütün coğrafyamızda.
Bu arada Yunanistan “Ermeni ve Rum Pontus soykırımı yoktur” demeyi suç sayan yasa çıkardı. Emperyalist devletlerin uşağı olan Yunanistan, Kurtuluş Savaşında yüklendiği role yeniden hazırlanıyor. Demek ki Türkiye’ye yapılacak operasyondan haberdar ve payını koparmak için ön hazırlık yapıyor. Vatan hainlerinin iadesini yapmaması da sırf bu yüzdendir.

SOSYAL MEDYA ve BASINI Süper Kullanıyorlar

Diclehaber’de şöyle bir haber vardı:
“İSTANBUL (DİHA) – Kadın Dengbêj ve Aşıklar projesi konserinde bir araya gelen Vanlı Dengbêj Gazin ve Ermeni Aşık Leyli, seslendirdikleri Kürtçe ve Ermenice klamlarla müzik ziyafeti yaşattı.”mış…
PKK sadece büyük Yahudi Kürdistanı’nı kurmak için kurulmuş bir taşeron örgüt değildir. Aynı zamanda Büyük Ermenistan projesini hayata geçirmek gibi bir görevi de vardır. PKK’nın üst kesimi Ermeni asıllıdır. İçinde birçok Ermeni vardır. ASALA PKK içine gömülmüştür. Pakrudini, Ermeni Yahudileri görevini yapıyor…

Eski bir başbakan ne demişti; hatırlayalım:
“Bir gün topraklarınıza geri dönebileceksiniz” demişti değil mi?
Peki, Sevr anlaşmasının içeriği neydi? “Kürdistan, Büyük Ermenistan, Rum Pontus Devleti Sevr anlaşmasının maddeleriydi” değil mi? ( Vakti, merakı olanlar Sevr’in kimler zamanında ve ne için yapıldığını araştırabilir.)

Uyan ey milletim oyun büyük hesap yaman. Birlik beraberlik zamanı. Sagılarımla.

( Çarpık Bürokrasi Çamur Siyaset Kitabımdan )

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir