S400 ve İran Ambargosu

Kıymetli dostlar dünya ne eski dünya, Türkiye ne eski Türkiye. Globalleşen dünyada her ülke ve insanları birbirinden anında haberdar oluyorlar. Hiç bir şey gizli kapaklı kalmıyor. Bilhassa yönetenlerin konuşmalarına ve sözlerine dikkat etmeleri çok elzemdir. Biz bahsimize geçelim gündemi meşkul eden iki önemli husus var ki bunlar  doğrudan memleket meselesi. Yazımın başlığında da belirttiğim bu mevzu çok ama çok mühim.

Savunma sistemlerimiz ve sınırdaşımız bir ülkenin yaptırımlara sokulması.

Türkiye’nin Rusya ile S-400 anlaşması, ABD Kongresinde CAATSA (ABD’nin Düşmanlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası) yasasından bir yıl önce yaptı ve S-400’lerin dolayısıyla bu yasaya maruz kalmaması gereklidir. “ABD’ ile beraber  bu konuyla ilgili teknik bir komite kurulmalıdır. Türkiye’de S-400 sisteminin kurulmasının, F-35 sistemindeki hassas verilere erişim sağlamayacağı gibi, bilakis NATO çatısı altında kurulması. Bu teklif hala masada ve ABD’li yetkililerin onayı söz konusudur. S-400’ün hiçbir sistemi tehlike oluşturmayacağı yakın bir örnekle belirtilebilinir. Faraza Nato üyesi ülkeler Yunanistan gibi hali hzırda S300 kullanmakta olup ABD tarafından bir tepkiye maruz kalmamışlardır.

Güvenli bölgenin bizim kontrolümüzde olması gerektiğini dünya komuoyuna anlatmamız gereklidir. Fırat’ın doğusu bütün terörist unsurlardan temizlenmeli, yani YPG/PKK”.

Türkiye’nin İran’a yaptırım uygulamaları ise, İran’ın, Türkiye’nin ana petrol tedarikçilerinden biri olmasının yanı sıra, Türkiye’nin komşu ülkesi  ve İran ile Astana Süreci de dahil birçok konuda ortak hareket etmekteyiz. Ortak müşterek menfaatlerimiz açısından ambargo kabul edilemez.

Türkiye  yaptırımdan ziyade  aksine daha fazla sözleşme yapmak ticari anlaşmaları artırmak durumundadır . Türkiye, İran ile nükleer anlaşmayı en başından beri destekledi ve bu anlaşmanın Astana süreci gereğince inkitaya uğramaması gereklidir.

Aziz dostlar memleketimiz üzerine doğrudan veya dolaylı oynanan oyunları bertaraf etmemiz için, geçmişten günümüze tarihi süreçleri iyi analiz edip yorumlayıp ona göre bir harici strateji izlememiz gereklidir. Mazallah bu coğrafyada fazla olduğumuzu düşünen düşmanlar  bir gecede bizi haritadan silerler.

İlelebet kalacak bir Türk Milleti için uyumayalım ve zeki kalalım . Saygılarımla.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir