UCUZ ALACAK KADAR ZENGİN DEĞİLİM

Kıymetli sayfa dostlarım yazımın başlığını bir İngiliz atasözü ile taçlandırdım. Hakikaten adı üzerinde “Ucuz etin yahnisi yenmez”. Buda bizim atasözümüz. Bu yazımızda ekonomik sınıf farklılıklarını ele almayı düşündüm. Konuya, en zararlısı ve bir sömürü düzeni olan Kapitalizm’le başlayalım dilerseniz.

Kapitalizm bugün dünyanın büyük bir bölümüne hakim olmuş fakiri daha fakir zengini daha zengin yapmaya yönelik kurulmuş bir düzendir.

Kapitalizm düzeni modern bir kölelik – efendilik,  Kast sistemidir.

Zenginlerin vergi kaçırabileceği sayısız yöntem vardır. Fakirler dolaylı vergilerden kaçamadıklarından, mukayese olarak zenginlere kıyasla çok daha fazla vergi öderler. Yani devlet bile yoksul olanları mercek altına alır.

Örneğin külüstür bir aracınız varsa (tabi paran yoksa nasıl araç aldın sorusu gelebilir o işin detayı)  muayene yapacak para yok trafikte yakalandın bağlama,  otopark çözdürme vs aracın ederini geçebilir.

1000 lira verip kasko sigortası alamadığınız için geçirdiğiniz ilk büyük kazada 20 bin liralık faturayı karşılamak zorunda kalırsınız.

Başlığımızda da yazdığımız gibi alım gücünüz olmadığından sürekli her şeyin ekonomik sözüm ona (ucuz) olanını tercih ettiğinizden elektronik eşya ise arıza verir, giyim ise deforme olup yıpranıp kısa sürede kullanım dışı kalır. Şimdi düşünün, 50 liralık bir pabucu kalitesiz 6 ay giyebilirken, 250 liralık bir pabucu evladiyelik 10-15 yıl giymeniz mümkün. 10 yılda 6 ay değişimle (ucuz pabuç) kaç kez para çıkar cebimizden?

Dönem artık insanların ruh görünümü değil “ Ye kürküm ye”. Dönemi olduğundan iş buluşma, görüşme ve terminlerinizde -görüşmelerinde- iyi bir izlenim bırakamazsınız.  Çünkü işlerde ve iş müracaatlarında  genelde “prezantabl,” yani zengin gösteren adaylar tercih edilir.

Bir alışverişte dahi toplu alımlar yapıp -paranız varsa- indirimden faydalanacakken adetli alarak her seferinde fazla ödemek zorunda kalırsınız.

Büyük mega marketlerin özel müşterilerine ait üyelik kartları olduğundan semtine dahi  uğrayamazsınız.

Zaten standart market alışverişi bile fakire daha pahalıdır. Yiyecek ve içecekleri çoklu paketlerde almak her zaman daha ekonomik olur. Sonuçta her hangi bir ürünü çuval veya kasayla almadığınızda  her defasında daha çok para verirsiniz ama toplu alımda ödemeniz daha az olur. Veya aile boy paketler yerine küçük boy, iki buçuk litrelik içecek yerine bir litrelik aldığınız için birim başı daha çok para ödersiniz.

Taze sebze, meyve ve et yiyemediğiniz için trans yağlı, karbonhidratlı, yüksek tuzlu, bol şekerli ve işlenmiş gıdalarla beslenirsiniz. Bunun cürmünü ileriki yıllarda damar tıkanıklığı, obezite ve diyabet gibi hastalıkların yüksek hastane masrafları şeklinde ödemek zorunda kalırsınız. ABD de en obez insanlar kötü beslendiklerinden Harlem’de yaşarlar.

Her şey nakitte ve peşinde daha ucuzdur. Fakat mobilya, otomobil, beyaz eşya gibi pahalı şeyleri nakit alabilecek paranız olmadığı için indirimli fiyatlardan genelde istifade edemezsiniz. İronik bir vaka, peşin indirimlerinden fayda sağlayacak olanlar o tasarrufa en az ihtiyacı olan zenginler  (için) dir.

İhtiyaçlarınız için bankadan kredi çekmeye kalksanız, daha yüksek faiz ödemeniz istenir. Çünkü sizin daha riskli müşteri olduğunuz düşünülür. Ya da tam tersinden, tasarruflarınızı bankaya yatıracak olsanız bankalar 3 bin lira için yüzde 9 faiz, 20 bin lira için yüzde 16 faiz, 250 bin lira için yüzde 22 faiz verirler. Para daha çok parayı çeker. Kapitalizmde paraya en az ihtiyacı olan insanların parası hızla çoğalırken ihtiyacı olanların parası sürekli azalır.

Din adına fetvalar savurup, ağlamaklı gözlerle tutumlu, iktisatlı olmanızı tavsiye den şahısların gecede kazandıkları bile sizin bir yıllık gelirinizden fazladır. Neyse aziz dostlar galiba fazlasıyla Kominist yaklaştım bu konulara ama İslamiyet bu konuda son noktayı koyuyor “ Zenginin kazancında fakirin hakkı vardır”.  Zekat ve sadaka müesseleri Kapitalizm’i yerle yeksan eden sistemdir. Onun içindir ki Kominizm’le İslamiyet arasındaki büyük fark birisi tüm toplumu fakirleştirmeye (Kominizm), diğeri bireylerde fakir sınıfı bırakmayıp sosyal refah düzeyini yükseltip (İslamiyet) her bireyin zengin olmasını amaçlar.

Sonuç olarak fakirlik faiz ödetir. Kapitalizmde fakir olduğunuz için yapamadığınız küçük harcamaları ileride faiziyle birlikte yapmak zorunda kalırsınız. Fakirlik, kısır bir döngü içinde, daha çok fakirlik getirir.  James Baldwin “yoksul olmak pahalıdır” derken işte bunları kastediyordu. Kapitalist düzen fakirler aleyhine hileli bir şekilde kurulmuştur. Çünkü bu modern kölelik, sömürü düzeninin kurallarını zenginler belirler.

Dünyanın hiçbir yerinde açlık çeken ve ezilen insanlar para baronlarının dünyasında zerre miktar bulunmamakta, onların (bir avuç zenginin) kazancı kalan 7 milyar insan nüfusuna denk maalesef.

Kıymetli dostlar burada bir gerçeği dillendirmek istedim ve bunu anlaşılması için misallerle bütünledim. Siz siz olun lüks tüketim meraklısı, ucuz ürün alıcısı olmayın çünkü her bir insan özeldir, güzeldir. İnsanların birbirini anladığı saygı duyduğu güzel gelecek için, saygılarımla.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir