Yeni Kitabımdan Bir Giriş Bölümü ŞEYTANIN AZİZLERİ

Ben Şeytanım. Acılar kentinde yaşarım. Sonsuz kederin içinden uçarım. Nil Nehri kıyısında nefes nefese sürünüyorum… Kudüs Arafat gölgelerinde koşturuyorum. Hâlâ peşimden geliyorlar. Şimdi, tükenmez bir kararlılıkla avlanırken kan sesleri daha da yükseliyor. İnsanoğlu yıllarca peşimi bırakmadılar. Onların bu ısrarcılığı, yeraltında kalmama… Arafta yaşamama… Ucube bir canavar gibi toprağın altında çabalamama sebep oldu. Ben Şeytanım. Burada, yerin üstünde, kulaklarımı göğe dikiyor; ama doğruca feraha giden yolu bulamıyorum… Çünkü Kartaca Dağları, şafağın ilk ışıklarını karartıyor. Sabahın erken saatlerinde, nefesleri lağım gibi kokan sokak sarhoşlarının arasından Karaköy’e kıvrılıyorum. Roma’ya gelmeden karşıya geçerek Vatikan’a doğru batıya yöneliyor ve merdivenlerin dibindeki demir kapıyla karşılaşıyorum. Burada tüm tereddütler geride bırakılmalı. Kapı kolunu çeviriyor ve dönüşü olmadığını bildiğim sokağa adımımı atıyorum. Kurşun gibi ağır bacaklarımı dar merdivenlerden yukarı çıkmaya zorluyorum… Yıpranmış, çukurlu, yumuşak mermer basamaklardan yukarı, gökyüzüne doğru dönerek çıkıyorum. Sesler aşağıdan yankılanıyor. Arıyorlar. Durup dinlenmeden peşimdeler, yaklaşıyorlar. Neyin yaklaştığını da… Onlara ne yaptığımı da anlamıyorlar! Şehvetli bedenler kızgın yağmurda kıvranıyor, açgözlü ruhlar dışkı içinde yüzüyor, hainler Azizlerimin kanlı ellerinde donuyor. Son basamakları sendeleyerek çıkıp yukarıya vardığımda, sabahın nemli havasında neredeyse tükenmişim. Çok aşağılarda, beni sürgün edenlerden ( Adem Ve Çocukları) yaptığım kendi mabedim, o kutsanmış şehir var. Ardımdan yaklaşan sesler bağırıyor. “Senin yaptığın nankörlük!” Nankörlük kötülükleri körükler. “Azizlerin ,” diye sesleniyorlar. “Nereye saklandığını bize söyle!” Ben dek kıyamete kadar, söylemeyeceğim.

Şimdi, sırtımı cehenneme vermiş, köşeye sıkıştırılmış öylece duruyorum. Bakışlarını intikam dolu yakıcı gözlerime dikmişler; ifadeleri sertleşiyor, artık aldatıcı değil tehdit ediciler. “Azizlerimin ve benim kendi yöntemlerimiz var. Azizlerimin yerlerini söylemen için beni zorlayabilirsiniz.” Ben de bu yüzden, cehenneme giden yolu yarıya kadar tırmandım. Sonra bir anda arkamı dönüp uzanıyor, yüksek kan tepeciklerine parmaklarımla tutunuyor, kendimi yukarı çekiyor, dizlerime dayanıyor ve ayağa kalkıyorum… Uçurumun başında dim dik hırsla duruyorum. Boşlukta rehberim kan ve intikam. Ayaklarımdan yakalamak için şaşkınlık içinde ileri atılıyorlar ancak dengemi bozup beni düşürmekten de korkuyorlar. Şimdi çaresizlik içinde yalvarıyorlar; ama arkamı döndüm. Yapmam gerekeni biliyorum. Aşağılarda, baş döndürecek kadar aşağılardaki kırmızı kan dolu bir alev denizi gibi yayılmış. Bir zamanlar kötülüklerin gürlediği toprakları aydınlatıyor… Ayak parmaklarımı iyice kenara getiriyorum. “İn aşağı!” diye bağırıyorlar. İntikamın ihtişamını anlamıyor musunuz? Peki ya hırs ve kibrin sarhoşluğunu? Bu son fenalığı severek yapacağım…  Aradığınız şeyi bulma ümidinizi yok edeceğim. Asla zamanında bulamayacaksınız. Kötülükler için daha fazla zamana nasıl da ihtiyacım var… Ama zaman, büyük kötülüğümün bile satın alamayacağı bir şey. Gözlerin korkulu,  kederli; ama başardığım şey sebebiyle bakışlarında bir endişe, korku seziyorum. Başka seçeneğim olmadığını anlıyorsun. Benim cennetten kovulmamda babanız Adem ve neslinin büyük suçu var. Şeytanlık aşkına, başyapıtımı korumalıyım. Şimdi bile büyüyor… bekliyor… yıldızları yansıtmayan lagünün kan kırmızı sularının altında kaynıyor. Bu ağır yüklü dünyanın üstünde son kez haykırıyorum. Sevgili Azizlerim, dünyanın beni günahkâr bir canavar olarak, bir intikamcı olarak hatırlaması için dua ediyorum. Öyle olduğumu biliyorsunuz. Ardımda bıraktığım kötülük, kan ve nefreti insanlığın anlaması için dua ediyorum. İntikamım, gelecektir.. Kan, kötülük ve hırstan besleniyorum. Hediyem, cehennemdir. Bundan sonra iğrençliğe âmin diyerek… Dünyaya ateş topu gibi yumruğumu vuruyorum. Merhaba ben(Şeytan) ve Azizlerim kıyamete kadar insanlığın baş düşmanıyız. Kutlu olsun.Dan Brown'un Bir Kitabı Daha Beyazperdeye Uyarlanıyor! - Haberler - Fil'm  Hafızası

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir