Süleyman Aleyhisselâm ve Karınca
- BLOG
- Din ve İbadet /
- Süleyman Aleyhisselâm ve Karınca

Süleyman Aleyhisselâm, bir gün ordusuyla birlikte karınca vadisine gelmişti. Bir karınca, diğer karıncalara, “Ey karıncalar! Yuvalarınıza giriniz. Süleyman Aleyhisselâm ve ordusu, sizi bilmeyerek ezip kırmasın!” diye seslenmişti.
Süleyman Aleyhisselâm, karıncanın söylediklerini işitince onu yanına getirdi ve:
“Sen niçin zulmetmeyeceğimi zannedip karıncaları sakındırdın? Benim adaletli bir peygamber olduğumu bilmiyor musun? Niçin onlara, ‘Sizi Süleyman ve ordusu kırmasın.’ dedin?” diye sordu.
Karınca şöyle cevap verdi:

“Ey Allah’ın peygamberi! Benim ‘bilmeden’ dediğimi işitmedin mi? Bununla beraber benim ‘kırmasın’ sözümden maksadım, onların kalplerinin kırılmasıydı. Allahü Teâlâ’nın sana ihsan ettiği makam ve büyük saltanatı görüp kendilerine hiçbir şey verilmediğini düşünerek küfrân-ı nimete düşmelerinden, sana bakmakla meşgul olup Allah’ı zikirden geri kalmalarından korktum.”
Bunun üzerine Süleyman Aleyhisselâm, “Bana öğüt ver.” dedi.

Karınca ona, “Baban Davud isminin niçin verildiğini biliyor musun?” diye sordu.
Süleyman Aleyhisselâm, “Hayır, bilmiyorum.” diye cevap verdi.

Karınca, “Kalp yaralarını tedavi ettiği için.” dedi.
Sonra karınca, “Sana Süleyman isminin niçin konulduğunu biliyor musun?” diye sordu.
Süleyman Aleyhisselâm yine, “Hayır, bilmiyorum.” dedi.
Karınca, “Göğsüne ve kalbine kötülüklerden selamet verilmesi için.” diye cevap verdi.

Daha sonra karınca, “Allahü Teâlâ’nın rüzgârı niçin senin emrine verdiğini biliyor musun?” diye sordu.
Süleyman Aleyhisselâm, “Hayır, bilmiyorum.” dedi.
Karınca şöyle devam etti:
“Dünyanın tamamının gelip geçen bir rüzgârdan ibaret bulunduğunu sana haber vermek için. Sırtını dünyaya dayayan kimse, rüzgâra dayanan kimse gibidir.”
Süleyman Aleyhisselâm, karıncanın bu sözlerine tebessüm etti ve şöyle dua etti:

“Yâ Rabbi! Bana ilham et ki, bana ve ana-babama vermiş olduğun nimetine şükredeyim, razı olacağın iyi bir amel yapayım ve beni rahmetinle salih kulların arasına kat.”
(Neml Suresi, 19. ayet)
Daha sonra Süleyman Aleyhisselâm karıncalara bereketle dua etti.